Katar-Türkiye Yatırım Değerlendirmesi

Av. Gökçe Gösterişli

Katar, Türkiye İstatistik Kurumu’nun uluslararası endeksler portalında yayımlanan son “İnsani Gelişme İndeksi” raporuna göre satın alma gücü paritesi cinsinden kişi başına gayri safi milli gelire bakıldığında; verisi olan 191 ülke içerisinde 116.818,00 $ ile ilk sırada sırada yer almıştır. Dolayısıyla yalnızca 2 Milyon 600 bin nüfusa sahip olan Katar gerek Türkiye’den gerek dünyadan küçük büyük bir çok yatırımcının dikkatini çekmektedir. Durum böyle olunca bu makalede gerek yakın coğrafi konumdan gerekse de kültürel benzerlikten ve en önemlisi iki devlet arası ilişkilerdeki olumlu gelişmelerden dolayı Katar-Türkiye ilişkisi ve bu ilişkinin iki devlet arasındaki ticarete yansıması anlatılmaktadır.

Katar Türkiye arasında 2001 tarihinde imzalanan “Katar Devleti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasinda Yatirimlarin Karşilikli Teşviki Ve Korunmasina Ilişkin Anlaşma” ile her iki taraftan yatırımcılara da büyük kolaylıklar ve imkanlar sağlanmıştır. Bunlardan bazıları;

  • Her bir Akit Taraf, kurulmuş olan bu yatırımlara benzer durumlarda kendi yatırımcılarının yatırımlarına veya herhangi üçüncü bir ülkenin yatırımcılarının yatırımlarına gösterilen muameleden hangisi en elverişli ise, o muameleden daha az elverişli olmayan bir muamele uygulayacaktır.

 

  • Yatırımlar, yürürlükteki mevzuata ve bu Anlaşmanın II'inci Maddesinde belirtilen genel prensiplere uygun olarak, kamu yararına ve ayrımcı olmayacak biçimde yapılması ve anında, yeterli, etkin tazminat ödenmesi dışında kamulaştırılmayacak , devletleştirilmeyecek veya doğrudan ya da dolaylı olarak benzer etkisi olan uygulamalara maruz bırakılmayacaktır.

Bu iki madde ile iki devlet arasında güvenilir bir ortam sağlanmış, yatırımcıların en büyük endişesi olan yabancı yerde yapılacak yatırımın riski en aza indirgenme amaçlanmıştır.

Bunun yanı sıra yakın geçmiş ile de Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Katar Devleti Hükümeti arasında gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmenin önleme ve vergi kaçakçılığına engel olma anlaşması ile anlaşmaya dair protokol ve mektupların onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmiştir. Söz konusu kanun teklifiyle, kişilerin aynı gelir üzerinden iki devlette birden vergilendirilmesinin önlenmesi amaçlandığı kaydedilmiştir.

Haziran 2017'de Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Mısır'ın başlattığı blokaj karşısında Türkiye Doha'ya asker konuşlandırıp kalkan pozisyonu almasıyla Türkiye ile Katar ilişkisi daha da güçlenmeye devam etmiştir. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye/Katar İş Konseyi Başkanı Ethem Sancak da Katar'a bazı Arap ülkelerinin uyguladığı ambargo sonrası, bu ülkede Türkiye açısından çok büyük fırsatlar olduğunu “Katar kollarını açmış bizi bekliyor” sözleri ile açıklamaktadır.

Bu yardımın ardından,  2018’in Ağustos ayında ABD ile Türkiye arasında yaşanan gerilim ile beraber döviz kurlarında oynaklığın artması, Türk Lirası'nın hızlı bir şekilde Dolar'a karşı değer kaybetmesine yol açmıştır.

Tam da böyle bir dönemde Katar, Türkiye'ye 15 milyar dolar yatırım yapacağı açıklamış ve daha sonra iki ülkenin merkez bankaları arasında swap anlaşmasının imzalandığı duyurulmuştur. Türkiye Merkez Bankası bu anlaşma kapsamında “Söz konusu anlaşma 3 milyar USD karşılığı Türk Lirası ve Katar Riyali cinsinden imzalanmıştır. Anlaşmanın temel hedefi yerel para birimleri üzerinden gerçekleştirilen ticareti kolaylaştırmak ve iki ülkenin finansal istikrarına destek sağlamaktır.” açıklamasında bulunmuştur.

Yaşanan bu olumlu gelişmeler ve devletler arası ticari destek Katar ile Türkiye arasındaki ticaretin 2018 yılında bir önceki yıla oranla %54 artarak 2 milyar dolara yükselmesine vesile olmuştur.

2018’in ikinci yarı yılında vaadedilen 15 milyarlık yatırıma karşı Türkiye’nin yurtdışına yatırım yapacak olan iş adamlarını Katar’a yönlendirme amaçlı teşvik sağlaması da olağan akışta değerlendirilmektedir. Dolayısıyla yurtdışına yatırım düşünüldüğü takdirde devletler arası ilişkilerin iyi ve değişken olmadığı ülkelerin seçilmesi yatırımcılar için büyük önem arz etmektedir. Katar- Türkiye arasındaki ilişki de bu duruma örnek gösterilebilecek niteliktedir.

Katar ve Türkiye arasındaki bu ilişki iki ülke arasındaki yatırımcıları yatırım yapmaya teşvik etse dahi diğer ülkelerde olduğu gibi Katar’ın da ülkede faaliyet göstermek, yatırım yapmak isteyen yabancılara ilişkin kural ve şartları bulunmaktadır. Yatırım yaparken dikkat edilmesi gereken hususlardan bazıları şöyledir;

  • Pay Sahipliği Oranı

Katarda iş yapmak için en yaygın şirket türü Limited Şirkettir. Limited Şirket kurma durumunda şu unutulmamalıdır ki yabancı ortak şirketin %49’undan fazlasına sahip olamaz. Dolayısıyla Katar’da iş yapmanın ilk kurallarından biri öncelikle Katarlı bir ortak bulmak ve onu şirketin ortağı yapmaktır.

 

  • Vergi Oranı

Katar’ın vergisel anlamda iş yapanlara sağlayacağı fayda şu olabilir ki gelir vergisi yoktur. Fakat bu demek değildir ki Katar vergiden muaf bir ülkedir. Katar’da yabancı temeli olan bir şirket olarak ödemeniz gereken kurumlar vergisi %0-%35 arası değişmektedir.

 

  • Katar’da Gayrimenkul sahibi olma.

Yabancılar Katar’da “Pearl” gibi geliştirme projeleri dışında herhangi bir yerden mülk satın alamamaktadırlar. Bu durum her ne kadar negatif bir durum gibi gözükse de, devletin yabancıların mağduruyietini önlemek adına Katar’da iş yapmak isteyen yabancılara 50 yıla kadar uzun vadeli arsa kiralama gibi olanaklar sağladığı da göz ardı edilmemelidir.

Dolayısıyla her ne kadar ülkeler yatırımcıları karşılıklı olarak teşvik etseler de, istatistik kurumlarının raporlarında değerler, parametreler olumlu gözükse de ülkemizde yapılan hatalardan biri olan hukukun, problem başladığı noktada müdahil olması yurtdışına yapılması planlanan yatırım için çok daha büyük bir risk oluşturmaktadır. Bu noktada yatırım için yapılan fizibilite kadar hukuki temelin sağlam olması da yatırımın devamlılığı açısından önem arz ettiğinin bilincinde olunması gerekmektedir.