Aile Anayasasına

Genel Bakış

Av. Ecem Akyıldız

 

1. Giriş

Aile şirketlerinin gelecek nesillere devamlılığını aktarabilmek için bu kurumun gerek şirket olmasından gerekse aile bireylerinden oluşan bir oluşum olması gereği aile bireylerinin bireysel çıkarları ile şirketin çıkarlarını dengede tutmak amacıyla bir takım önlemler alınmalıdır. Bu önlemlerden en önceliklisi aile şirketine kurumsal yönetim ilkelerini benimseterek şirketin kurumsal ve bağımsız bir şekilde yönetilmesidir. Kurumsal yönetim ilkeleri, OECD’nin belirlemiş olduğu dört temel ilke olup bunlar eşitlik, hesap verilebilirlik, şeffaflık ve sorumluluktur.

Kurumsal yönetim ilkelerini benimsemiş olan bir aile şirketinin gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarımını yapmak Aile Anayasası ile de mümkün olmaktadır. Her aile şirketinin Aile Anayasası yapma gibi bir zorunluluğu olmamakla birlikte; aile bireylerinin kişisel menfaatleri, aile bireyleri arasındaki özel ilişki ile iş ilişkisi, şirketin büyüklüğü, iş hacmi, şirketin çıkarları gereği yapılacak olan değerlendirmeler neticesinde Aile Anayasasının oluşturulup oluşturulmayacağı belirlenmektedir. Bu durumda iyi hazırlanmış bir Aile Anayasası şirketin devamlılığını sağlama ve aileyi bir arada tutabilme adına büyük önem arz etmektedir.

2. Aile Anayasası Tanımı

Aile Anayasası, aile bireylerinin şirketler ve malvarlığı idaresindeki rolü ile ilgili belirlenen ilkelerin bütünüdür. Böylece şirketi, aile bireyleri hissedarların arzu ve iradelerinden kurtararak şirketin kurumsal yönetime sevk edilmesi ve sürdürülebilir bir şirket kurulması amaçlanmaktadır.

Ailenin ve şirketin koşullarına göre anayasa, kısa ve öz ya da uzun ve detaylı olabilmektedir. Aile Anayasasının oluşturulması, tek başına aile üyeleri arasındaki çıkabilecek tüm sorunları engellememektedir. Ancak Aile Anayasasının oluşturulması ile aile bireyleri arasında çıkabilecek sorunları minimize etmekte ve hatta şirketin karşılaşabileceği birçok potansiyel çatışmayı engellemektedir. Aile anaysası üç temel amaca sahiptir;

  • Aile şirketin yönetimine dayanak olacak prensip ve değerleri tanımlamak.

  • İşletmenin stratejik amaçlarını tanımlamak.

  • İşletmenin sahipliğini ve yönetimini etkileyecek kararların alınmasında izlenecek bir yol belirlemek.

Aile Anayasasını oluşturmayı gerekli kılan nedenler ise şu şekilde sıralanabilmektedir;

  • Aile gereksinimleri ile şirketin gereklerini dengelemek.

  • İşletmede çalışan aile bireyleri için ücret politikalarını belirlemek.

  • İşletme üzerindeki aile kontrolünü korumak.

  • Halef planlamasını ve eğitimini sağlamak.

3. Aile Anayasasının Hukuki Statüsü ve Kapsamı

Aile Anayasası; Türk Ticaret Kanunu, şirketler hukuku, borçlar hukuku, aile hukuku, miras hukuku ve medeni hukuk alanlarından bir takım hükümleri bünyesinde düzenlemektedir. Belirlenen kurallar bütününün “anayasa” olarak tanımlanması, normlar hiyerarşisine bir gönderme yaparak anayasanın normalar hiyerarşisinde en üst norm olarak kullanılmakta olduğu için bağlayıcılığına ve kolay değiştirilemezliğine işarettir.

Aile Anayasası, Borçlar Kanununda düznelenen bir sözleşme olmadığından atipik bir borç sözleşmesi olarak nitelendirilebilecektir. Bu nedenle, sözleşmelerin nisbiliği ilkesinden hareketle sadece sözleşmenin tarafları açısından geçerli olacaktır. Böylece, Anayasayı imzalamayan aile bireyi açısından Aile Anayasasının doğrudan bir hukuki etkisi bulunmamaktadır.

Hissedarlar sözleşmesinde olduğu gibi, Aile Anayasasında da şirket hukuki metinin bir tarafı ve imzacısı olmadığından, ihlal durumunda şirket açısından ifa, icra ve dava edilebilir bir hukuki uyuşmazlık söz konusu olmayacaktır. Ancak Aile Anayasasına imza koyan aile üyelerinin, anlaşmaya aykırı hareket eden aile üyesinden/şirket ortağından hukuki talep ve kararlaştırılmış ise cezai şart istemesi gündeme gelebilecektir.

Aile Anayasasının şirket açısından bağlayıcı ve hükümlerinin şirketler hukuku anlamında icra edilebilir hale gelmesi için şirket ana sözleşmesinin mümkün olduğu çerçevede paralel hükümler ile desteklenmesi ve paralel hükümler ile hissedar olan ve olacak aile üyeleri tarafından imzalanacak bir hissedarlar sözleşmesi ile tamamlanması uygun olacaktır.

Aile Anayasası için mevzuatta herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir. Ancak tarafları bağlaması ve uzun yıllar bağlayıcılığı kanıtlaması açısından yazılı şekilde düzenlenmesi ve taraflar arasında imzalanması gerekmektedir. Dolayısı ile altına imza koyanlar açısından geçerli ve bağlayıcı metinler olmakla birlikte, Aile Anayasasını imzalamayan aile bireyleri, Aile Anayasasının oluşturulmasından sonraki nesiller ve aile şirketi açısından hukuki bir bağlayıcılık söz konusu olmamaktadır. Bu nedenle Aile Anayasasının hukuki bağlayıcılığından ziyade, tüm aile tarafından kabul görmüş ve gelecek kuşaklar açısından empoze edilmesi beklenen bir sosyal mutabakat metni olması hususu öne çıkmaktadır.

4. Sonuç

Atipik borç doğuran sözleşmeler olarak nitelendirilebilen Aile Anayasaları ile şirketlerin gelecek kuşaklara da aktarılması amaçlanmaktadır. Aile Anayasasına taraf olan aile bireyi, akdedilen bu sözleşmeye aykırılık halinde yaptırımlara maruz kalabilmektedir. Şirketin tüzel kişi olarak taraf olmadığı bu sözleşmeler ile şirket esas sözleşmelerinden farklı olarak asıl amaçlanan sözleşmenin hukuki bağlayıcılığından ziyade gelecek kuşaklar tarafından da kabul görecek değerler yaratmaktır.

 

Kaynakça:

Aydın Buğra İlker, “Aile Anayasası ve Yasal Çerçevesi”, TOKKDER, 2014

Gökben Bayramoğlu, Aile Şirketlerinin Yönetimi ve Kurumsallaşma, 1. Bası, Ankara, Seçkin 2017

KPMG Enterprise, Constructing a Family Costitution, 2015

 

Her türlü soru ve görüşleriniz için info@kavlak.av.tr e-mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.