AB’nin Dijital İçerik Direktifi ve Mal Satışı Direktifi’ni İçeren Paket Anlaşması

Stj. Av. Almıla Başak Kumantaş

Giriş

 

Sınır ötesi e-ticaretin yeteri kadar gelişmemiş olması sorunu “Avrupa için Dijital Tek Pazar Stratejisi” nin önündeki önemli bir engel olarak görülmektedir. Dolayısıyla, tüketicilerin dijital içeriğe ve dijital hizmetlere daha iyi erişimlerini sağlamak ve işletmelerin de bu içerik ve hizmetleri sunmalarını kolaylaştırarak dijital ekonomide büyümeyi ve teşviki sağlamak amaçlı bazı yeniliklere ihtiyaç duyulmuştur. Bu kapsamda AB, dijital içerik ve hizmet alım-satımlarına ilişkin sözleşmeleri daha kolay ve güvenilir hale getirmek için yeni düzenlemeler öngörmüştür. Bu düzenlemeler, tüketicinin yüksek düzeyde korunması ile işletmelerin rekabet gücü arasında doğru dengeyi sağlamayı, aynı zamanda da sübvansiyon ilkesine uymayı amaçlamaktadır.

 

Konsey ve Parlamento müzakereleri sonucunda, dijital içerik ve hizmetlerin tedarikine ilişkin sözleşmelerle ilgili Dijital İçerik Direktifi’ni (“DİD”) ve mal satış sözleşmelerine ilişkin Malların Satışı Direktifi’ni (“MSD”) içeren bir pakette geçici olarak anlaşılmıştır. Birbirini tamamlayan hükümler içeren bu iki direktifle ilgili alınan geçici siyasi anlaşmanın iki kurum tarafından da onaylanması beklenmektedir. Genel anlamda, her iki direktifteki hükümlerin mümkün olduğunca birbirine uyumlu olması sağlanarak, tüketiciler ve satıcılar için tutarlı ve net bir yasal çerçeve oluşturmak için çeşitli teknik değişiklikler ve düzenlemeler getirmek hedeflenmektedir.

 

Direktiflerin İçeriği

 

22 Ocak 2019 tarihinde kararlaştırılan DİD, tüketicileri dijital ortamdaki tedariklerde korunaksız bırakan birtakım açıkları kapatmak ve bu tedarik süreçlerinde emin olmadan, güvensiz bir şekilde atılan adımları sözleşmesel bir çerçevede netleştirebilmek adına hazırlanmış AB çapında ilk düzenlemedir. Bu güvensizliğin en önemli faktörlerinden biri, dijital platformda yapılan içerik ve hizmet alım-satımına ilişkin net bir sözleşme türü olmadığı için, tüketicilerin sözleşmelerden doğan hakları konusunda belirsizlik içinde kalmalarıdır. Birçok tüketici, dijital içeriğin veya dijital hizmetin kalitesi ya da erişimi ile ilgili sorun yaşamakta ve buna bağlı olarak finansal veya finansal olmayan zararlar görmektedir. Hatalı dijital içerik ya da erişilemeyen dijital servis bu durumlara örnek gösterilebilir.

 

DİD’in 11. maddesinde, düzenlemenin hangi alanlarda uygulama bulacağına değinilmiştir. Bu alanlar; bilgisayar programları, uygulamalar, video dosyaları, ses dosyaları, müzik dosyaları, dijital oyunlar, e-kitaplar ve diğer e-yayınlardır. Ayrıca, bir hizmet olarak sunulan yazılımlar (video ve ses paylaşımı ile diğer dosya barındırma, kelime işlem veya bulut bilişim ortamında ve sosyal medyada sunulan içerikler vb.) dâhil olmak üzere verilerin oluşturulmasına, işlenmesine, erişilmesine veya saklanmasına izin veren dijital servisler de DİD’ in kapsam alanına girmektedir.

 

29 Ocak 2019 tarihinde kararlaştırılan MSD ise, tüm satış kanalları arasında tek tip kurallar belirleyerek, tüketicilere mal satan tüm işletmeler için düz bir saha oluşturmayı düzenlemektedir. Her ne kadar sınır ötesi satışların büyük çoğunluğunu internet üzerinden satış yapan perakendeciler oluştursa da, ülkeler arasındaki sözleşme yasalarındaki farklılıklar, yüz yüze satış yapan perakendecileri de aynı derecede etkilemekte ve sınır ötesi genişlemelere engel olmaktadır. MSD ile amaçlanan, değişik satış kanallarındaki bu orantısız yükleri kaldırmaktır.

 

Dijital İçerik Direktifi Ne Getiriyor?

 

  • Amaca Uygunluk

 

Dijital içerik ve hizmetler amaçlarına uygun nitelik ve niceliğe sahip olmalıdır. Bir tüketicinin o ürün veya hizmetten makul olarak bekleyebileceği standart performans özelliklerini taşımalıdır. Makul olarak beklenebilecek standart ölçüler ise her durum ve koşulda ayrı ayrı ve objektif olarak değerlendirilmelidir.

 

  • Asgari Yasal Garanti

 

Ülkeler arasındaki farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda, anlaşmanın öngördüğü zamanaşımı ya da garanti süreleri tam olarak anlamıyla uyumlu olamamaktadır. Ancak, tedarikçinin uygunluk eksikliği durumlarındaki yükümlülüğünün iki yıldan kısa olamayacağı belirlenmiştir. Şöyle ki; eğer tek seferlik bir alım ise (örneğin, indirmeler), garanti süresi iki yıldan kısa olamaz. Eğer sürekli sarf edilen bir alım veya hizmet ise (örneğin, sözleşmeli akış hizmetleri), garanti kapsamı sözleşme süresince sürmelidir. Buna ek olarak, eğer bir kusur ürünün veya hizmetin ulaştığı ilk yıl içerisinde çıkarsa, bu kusurun arz noktasında da var olduğu kabul edilmektedir. Bu varsayımın doğru olmadığının ispat yükü ise tedarikçiye bırakılmıştır.

 

  • Güncellemeler ve Değişiklikler

 

İşletmeler, tüketicilere sürekli sarf edilen dijital içerik / hizmet tedariki için sözleşme süresi boyunca; bir defaya mahsus tedarikler için tüketicinin içerik veya hizmet türü göz önüne alındığında makul bir şekilde bekleyebileceği bir süre boyunca güncellemeler sağlamalıdır. Sürekli sarf edilen tedariklerde yapılacak değişiklikler, makul bir bildirimde bulunarak tüketiciye ücretsiz olarak yapılmalı ve tüketicinin orijinal hizmeti muhafaza etmesine veya ücretsiz olarak sonlandırmasına izin verilmelidir.

 

Malların Satışı Direktifi Ne Getiriyor?

 

  • Kapsam Netliği

 

Her iki kurum da, dijital bir elemente sahip ürünlerin (örn. akıllı buzdolabı) yalnızca Mal Satışı Direktifi kapsamında düzenlenebileceği ve satışının yapılabileceği konusunda hemfikirdir. Malların içine yerleşik dijital elementleri güncelleme yükümlülüğü, DİD ile uyumlu olarak tekrar düzenlenmiştir.

 

  • Uyumluluk

 

Her ne kadar MSD ile amaçlanan tek bir düzen içerisinde dijital platformlardaki satışları net ve güvenilir bir zemine oturtmak olsa da, düzenlemenin üye devletlerin uyumluluğunu kolaylaştırabilmek adına getirdiği bazı esneklikler de mevcuttur. Örneğin, tüketicinin mala ilişkin uygunluk eksikliğini tedarikçiye iki ay içinde bildirme yükümlülüğü zorunlu kılınmamış, üye devletlerin inisiyatifine bırakılmıştır.

 

Sonuç

 

AB, elektronik ürünlerle ilişkili dijital içeriğin gelişimini ve karlılığını dikkate almış ve bu platformlardaki önemli büyümeyi kontrol altına alan ilgili iki direktifi yayınlamıştır. Bu paket anlaşma, Avrupalı tüketicilere yönelik hakların garanti altına alınması ve AB şirketleri için yeni iş fırsatları yaratılması arasında iddialı ama dengeli bir uzlaşma sağlamaktadır. Artık tüketiciler internet üzerinden bir akıllı cihaz alırken ya da bir müzik indirirken, yüz yüze yapılan satışlardaki kadar korunmaları sağlanmıştır. Bu korunmanın en önemli noktalarından biri de, sadece ürüne ilişkin değil, kişisel verileri de koruma altına alarak, tüketiciye daha karmaşık gelebilecek içerikleri de düzenleyen hükümler bulundurmasıdır. Kişisel verilerle birlikte indirilen bulut hizmetleri, virüsten koruma yazılımları veya e-kitaplar bunlara örnek teşkil edebilir. Aynı zamanda belirli kurallara ve yaptırımlara dayandırılan dijital markette, vaat edilen özelliklere uygun çıkmayan ürün alımı riski azaltılmış ve pazarın gücünü arttırılmıştır.

 

AB’nin Dijital Tek Pazar projesi kapsamında, Dijital İçerik Direktifi ile konusu altına giren ürünlerin alım-satımında, tüketicilerin hakları ele alınmış ve Malların Satışı Direktifi ile de bu ürünlerin satışları düzenlemiştir. Birçok soruna ve belirsiz bırakılan alana cevap veren bu paket anlaşma, yalnızca AB ülkelerinin değil, global pazarda yukarıda anlatılan işlemleri gerçekleştiren tüm ülkelerin ihtiyacıdır.